Etiketler

2 Ocak 2021 Cumartesi

5. HAFTA

        Geleneksel anlamda eğitim, bireyi topluma göre yetiştirmektir. Günümüzde eğitimin yeni işlevi; evrensel, nitelikli, sınırlarına taşabilen, kendini yetiştiren geliştiren birey yetiştirmektir.

        Bir bilim başka bir bilimle ilişkilidir, bilimler ağ gibi birbirine bağlıdır. Networkizm (ağsı yapı, her şey karşılıklı dinamik bir ilişki içinde)

        Değişim her zaman istendik yönde olmayabilir, istenmedik değişimler de meydana gelebilir.

        Bilgiyi üretemeyen, kullanamayan, paylaşamayan ve bilgiye erişemeyen toplumlar bilgi toplumu değillerdir.

        Cemiyet olmayı başaramazsanız ortaya cemaatler çıkar; yani bir tane toplum olmayı başaramazsanız birçok toplum ortaya çıkar.

        Çağı ve ondan da öte geleceği yakalamak isteyen vizyoner devlet yöneticileri, doğayı ve toplumu dönüştürebilmenin, geleceğe yönelik plan ve projelerin yapılabilmesinin yüksek düzeyde zihinsel etkinliğe sahip yetişmiş insan kaynakları ya da insan gücüne bağlı olduğunun bilincindedirler. Yani yetişmiş insan kaynakları ve insan gücü, en önemli değişim ve gelişim araçlarıdır.

        Toplumbilimciler post-pozitivist davranmaya çalışırlar. (hem A'yı hem B'yi anlatmaya çalışırlar)

        Çatışmacı kuramı savunanlar (T. Veblen, R. Dahrendorf, Levi A. Coser, J. Rex vb.) ise toplumu, temel gereksinimlerini en yüksek düzeyde karşılamak ve mümkün olduğu kadar daha çok kaynaklara sahip olmak için mücadele eden karşıt grupların oluşturduğu bir sistem olarak tanımlamaktadırlar(Erdoğan, 1987:34; Kızılçelik ve digerleri 1996:274). Yani "toplumda cemaatler vardır"ı savunur. Toplumsallaşmayı kabul etmez. Sıra dışı olan, taşkınlık yapanları, cemaatlerin olduğunu savunup bunu kontrol etmeyi amaçlar.

        Toplumsal yapı, her parçanın bütünde birbirini tamamlamasıdır. Kolaj çalışması gibi, birbiriyle benzer olmasa da bir araya geldiklerinde toplumsal yapıyı oluştururlar.

        Toplumsal değişme, biri değişirse toplum değişir. Değişim kavramını tüm nesnel olaylar için kullanabiliriz. (Heraklitos)

        Değişim her zaman ilerleme yönünde değil, gerileme yönünde de olur.

        Zamanı, hızı, yönü, kapsamı ne olursa olsun, tüm toplumbilimcilerin üzerinde birleştiği temel gerçek, toplumsal değişmenin değişmezliği ve egemenliği yasasıdır. Toplumsal değişmeyle ilgilenen düşünürlerin, toplumsal değişme gerçeği üzerinde birleşmiş olmalarına karşın, değişmeyi açıklamak için; evrimci, dengeci, çatışmacı, modernleşmeci vb. farklı modeller kullanmışlardır.

        Başka bir ifadeyle toplumsal yapı özellik itibariyle yapılaşma (struktierung), yapının bozulması (Destruktierung) ve yeniden yapılaşan sürekli bir hareketlilik içindedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder